İzmir

İTB Başkanı Ömer Gökhan Tuncer: “COP31 Türkiye için büyük fırsat; tarımda iklim uyumlu dönüşüm kaçınılmaz”

zmir Ticaret Borsası (İTB) Kasım Ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, sözlerine 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlayarak başladı. Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm öğretmenlere şükranlarını sundu.

“Küresel ekonomi sisli bir havada ilerliyor”

Tuncer, dünya ekonomisindeki belirsizliklerin devam ettiğini belirterek;

  • Geleneksel pazarlarda büyüme zaafiyeti,

  • Enerji fiyatlarındaki düşüşün talep zayıflığı işareti olması,

  • Dünyada dezenflasyon sürecinin zayıflaması
    gibi risklere dikkat çekti.

Türkiye açısından ise enflasyondaki düşüş hızının yavaşladığını, iç talepte zayıflamanın sürdüğünü söyledi. Cari açığın milli gelire oranının yüzde 1,3’e inmesini “değerli bir kazanım” olarak niteleyen Tuncer, enflasyon hedefinin bu yıl da aşılacağına işaret etti.

2-i6927139b231c1.jpg

COP31 Türkiye’ye güçlü bir dönüşüm fırsatı sunuyor

Brezilya’da düzenlenen COP30’un ardından COP31’in Türkiye’de yapılacak olmasını tarihi bir fırsat olarak değerlendiren Tuncer, toplantının tarım sektörü açısından önemini şu maddelerle vurguladı:

  • İklim uyumlu üretim modellerine geçişin hızlanması

  • Su verimliliği ve dijital tarım teknolojileri için uluslararası fonlara erişimin artması

  • Tarımsal değer zincirinin yeniden yapılandırılması

  • Sürdürülebilir üretim standartlarının yükselmesi

  • Karbon sertifikasyon ve AB Yeşil Mutabakatı’na uyum sürecinin hızlanması

Hazırlık sürecinin kamu, üniversiteler, özel sektör ve meslek örgütleri arasında güçlü bir iş birliği zemini oluşturacağını ifade etti.

Kuru meyve üretimi 2025’te iklim krizi nedeniyle geriledi

Kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısı üretiminde 2025’in oldukça zor bir yıl olduğunu belirten Tuncer, aşırı sıcaklık, don, dolu ve zamansız yağışların rekolteleri uzun yıllar ortalamasının altına çektiğini söyledi.

22 Kasım itibarıyla yeni sezon ihracat miktarlarındaki düşüşler:

  • Kuru üzüm: %25

  • Kuru incir: %20

  • Kuru kayısı: %65

Arz azalmasına rağmen fiyatların yükseldiğini, özellikle kuru kayısıda artışın %72’yi bulduğunu ifade etti.
Ancak fiyat artışlarının ne üreticiyi ne ihracatçıyı mutlu etmediğini söyleyen Tuncer; yükselen girdi maliyetleri, iklim kaynaklı rekolte kayıpları ve ihracatçıların daralan kâr marjlarına dikkat çekti.

Sektörün sürdürülebilirliği için:

  • İklim uyumlu modeller

  • Maliyet azaltıcı destekler

  • Rekabetçi arz ve finansman yapıları
    gerektiğini belirtti.

Dilovası’ndaki çocuk işçi faciası: “Bu son olsun ama olmayacağını biliyoruz”

Konuşmasında geçtiğimiz haftalarda Kocaeli Dilovası’ndaki parfüm fabrikasında meydana gelen patlamaya da değinen Tuncer, üçü çocuk olmak üzere 7 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Asla yan yana gelmemesi gereken iki kelime: çocuk işçi” ifadelerini kullanan Tuncer, olayın kayıtsız, denetimsiz, iş güvenliğinden yoksun işletmelerin Türkiye’nin yüzleşmesi gereken en acı tablosu olduğunu söyledi.

25 Kasım çağrısı: “Kadına yönelik şiddet toplumun en büyük sınavıdır”

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle Türkiye’deki kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümü istatistiklerine dikkat çeken Tuncer, artışın “toplum olarak sınıfta kaldığımızın göstergesi” olduğunu dile getirdi.

Cezasızlık algısını güçlendiren uygulamalara son verilmesi, koruma kararlarının etkin işletilmesi ve çocuk yaşlardan itibaren eşitlik eğitiminin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.