EYYÜP KADİR İNAN: “NÂZIM HİKMET’E TÜRK VATANDAŞLIĞINI İADE ETMEK BİZİM PARTİMİZE NASİP OLDU”
*“NÂZIM HİKMET BİR FRAKSİYONUN MASKOTUNA İNDİRGENEMEZ”*
Büyük sanatçıların eserlerini verdikten sonra mensubu oldukları halkın ve dilin ortak değerine dönüştüklerini belirten İnan, Nâzım Hikmet’in belirli bir siyasi kesimin mülkiyetindeymiş gibi sunulmasına tepki gösterdi.
İnan, “Onu sadece belirli bir kesimin anabileceğini iddia etmek, Nâzım’ı bir dünya şairi olmaktan çıkarıp bir ‘fraksiyon maskotuna’ indirgemektir” dedi.
Farklı düşünen insanların dahi bir sanatçının eserleri karşısında saygı duruşunda bulunmasının sanatın ve fikrin zaferi olduğunu vurgulayan İnan, “Bu zaferi kutlamak yerine değerinizi küçük bir bahçeye kilitlemeye çalışmayın” ifadelerini kullandı.
*“NÂZIM BUGÜN YAŞASAYDI ‘ÖZGÜR GAZZE, ÖZGÜR FİLİSTİN’ DİYECEKTİ”*
Nâzım Hikmet’in yüreğinin yalnızca kendi memleketi için değil, dünyanın bütün mazlumları için attığını dile getiren İnan, şairin Hiroşima’da hayatını kaybeden çocuklar için kaleme aldığı “Kız Çocuğu” şiirini hatırlattı.
Gazze’de bombalar altında katledilen çocuklara dikkati çeken İnan, Nâzım Hikmet’in bugün yaşaması hâlinde Filistin halkının yanında duracağına inandığını belirterek şöyle konuştu:
_“Eminim ki Nâzım bugün yaşasaydı, o gür sesini Gazze’de katledilen masum çocuklar için de yükseltecek, ‘Özgür Gazze, Özgür Filistin!’ diyecekti. ‘Şeker bile yiyemez ki kâğıt gibi yanan çocuk’ dizesini bugün bombalar altında can veren Gazzeli yavrularımız için haykıracaktı.”_
Nâzım Hikmet’in şiirlerinin yaşadığı acılardan, zindanlardan, sürgünlerden ve memleket hasretinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan İnan, “O dönemin Türkiye’sini anlamadan, o çileleri anlamadan Nâzım’ı anlayamazsınız. Nâzım Hikmet o muazzam şiirleri pembe panjurlu evlerin konforunda yazmadı; zindanlarda, sürgünlerde memleket hasretiyle ter içinde yazdı” dedi.
Konuşmasının sonunda Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak ve Folkart ailesine çağrıda bulunan İnan, Türk edebiyatının büyük isimlerinden İzmirli şair Attilâ İlhan’ın hatırasını yaşatacak, İzmir ve Karşıyaka’ya yakışan bir kültür projesinin hayata geçirilmesinden memnuniyet duyacaklarını söyledi.